EDİRNE 24°C   TEKİRDAĞ Açık 14°C   KIRKLARELİ Açık 15°C   ÇANAKKALE Açık 16°C 

Hayalden Gerçeğe
Gözde Kabasakal
HAYAT BİZE GÜZEL…
18 Mart 2017 Cumartesi
  / / TÜM YAZILARI » 

Dilimize yerleşmiş ve çoğu insan tarafından kabul görmüş bir söz vardır:

“Erkeğin maaşı, kadının ise yaşı sorulmaz” derler.

Siz sormadınız ama ben bugünkü yazımızın konusu olacağından açıklama ihtiyacı duydum.

***

Yaşım 28…

Gençlere göre yaşlı, yaşlılara göre genç…

Kimine göre yolun başında…

Kimine göre yaşamanın tam zamanı-ki bu her yaş için geçerli elbette.

Bir şaire göre ise yolun yarısına sadece 7 yılım kalmış…

Her neyse…

***

“Ne çabuk geçti onca yıl” diyemeyeceğim.

Çünkü aslında o kadar da hızlı geçmedi...

Yerli veya yersiz, bir amaç ya da bir hiç için çok fazla yaşadık biz…

Hepimiz geçmişe dair birçok anı biriktirdik.

İyi veya kötü...

Unutmak istediklerimiz-ki bunu henüz kimse beceremedi.

Hatırladıkça gülümsediğimiz birçok şeyi de hala irili-ufaklı anımsıyoruz.

Ve hiç bitmiyorlar…

Yeri ve zamanı geldiğinde anlatmaktan mutluluk veya üzüntü duyduğumuz yığınlarca hatıraya sahibiz.

***

Ben, geriye dönüp baktığımda mutlu ama çokça umutlu bir kız çocuğu hatırlıyorum.

Sürekli hayaller kuran bir kız çocuğu...

Gerçekler hatırlatıldıkça ya da bunun farkına vardığında; hayallerini daha da imkansızlaştıran inatçı bir çocuk...

Ağlamanın güçsüzlükle bir bağlantısı olduğunu düşünen…

Rüyaların gerçek olacağını zanneden, pembe gözlüklü bir çocuk…

Büyüklerin bir konu üzerinde tartışırken ve tam da o konu üzerinde (büyük ihtimalle saçma) fikrini söylemek istediğinde “Sen küçüksün, büyüklerin işine aklın ermez.” denilip susturulmuş ve bu sebeple gün geçtikçe sessizleştirilen alıngan bir kız çocuğu...

Her çocuk gibi hızla büyümek isteyip...

Büyüdükçe de küçülmek isteyen kararsız bir çocuk...

***

Çünkü...

Büyüdükçe hayaller küçülüyor.

Bunu anlıyor insan…

Çünkü; büyüdükçe mutsuzlaşıyoruz.

Büyüdükçe yalnızlaşıyoruz.

Beklentiler hep yapabileceklerimizden daha büyük.

Üstelik bizden beklenenler yapmak istediklerimiz bile değil...

Çünkü; artık sadece düştüğümüzde acımıyor canımız ve biz bundan nefret ettik.

Çünkü artık eğlenmeyi unuttuk.

Vakit bulamadığımız için, yapamadığımız birçok şeyden endişe duyuyoruz.

Çünkü; gün geçtikçe geç kalmaktan korkuyoruz.

***

Bunları neden mi anlatıyorum?

Sebebi şu;

Geçen gün bir video izledim.

7 yaşındaki bir erkek çocuğu ile 70 yaşındaki bir adam karşılıklı oturmuş hayat üzerine konuşuyorlardı.

Yaklaşık 5 dk. boyunca birbirlerine aşağı yukarı aynı soruları sorup peş peşe cevap verdiler.

Sohbet boyunca iki tarafında söyledikleri çok kıymetliydi. Bana bir yandan çocukluğumdaki saf düşüncelimi hatırlattı ve ister istemez gülümsetti. Ve hem de; geçen onca zamanın, beni ne denli değiştirdiğini biraz da acıtarak yüzüme vurdu…

Ancak soruların sadece birisi en çok dikkatimi çekecek bir taraftaydı ve tabii verilen cevaplar da bir o kadar güzeldi...

Video'yu merak eder ve tamamını izlemek isterseniz;

Google'a “7-70 Yaş Hayat Hakkında Konuşuyor” yazmanız yeterli olacaktır.

Bence bunu yapmalısınız.

***

Her neyse konumuza dönelim...

Soru şuydu;

“Bana hayatla ilgili bir tavsiyede bulunabilir misin?”

Çocuk; “Hayatta istediğini yapabilirsin. Mesela bir şey olunca polisleri çağırabilirsin, telefonunla itfaiyeyi arayabilirsin. Dünya güzel, yaşamak da güzel.” diyor.

70 yaşındaki adam ise; “Her şeyle ilgilenmeye çalış. Her gördüğün şeyi merak et. Çünkü bilgilenmek var ya hani o ilgiden doğar. Birde çalış, çalış, çalış. Hiç tembellik etme sakın.”

Şimdi; biz bu iki cevabı birleştirsek ve...

Kendimiz için bir tavsiye olarak kabul etseydik...

Çıkan sonuç şu olurdu;

“Çok çalışıp; her şeyle ilgilenebilir, merak edebilir, bilgilenebiliriz ancak bunun yanında hayatta her istediğimizi de yapabiliriz. Çünkü yaşamak güzel...”

Gayet iyi…

***

Ve hazır yeri geldiğini düşünmüşken...

Geçen haftalarda izlediğim ve oldukça beğendiğim, 1993 yapımı “Naked” filminden bir replik ile yazımızı bitirelim;

Replik aynen şöyleydi;

“Hiç düşündün mü, hiç bilmesen de şu berbat hayatının en mutlu anını çoktan yaşamış olabilirsin ve geleceğinde hastalık ve acılardan başka bir şey olmayabilir.”

***

Siz ne dersiniz?

Hayat yine de yaşamaya değer miydi?

Evet, değmeli...

7 yaşındaki o dünyalar tatlısı çocuğun da dediği gibi;

“Dünya güzel, yaşamak da güzel...”

Her şeye ve herkese rağmen...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı (1039) defa okundu.
FOTO GALERİ
Edirne 2017'ye nasıl girdi?
VİDEO GALERİ
Kaleiçi tarihi konak yangını...
YAZARLAR
Ayhan Tunca
SURİYE KESMEDİ! MEÇHUL,MEÇHUL VE MEÇHUL!
Beyazıt Sansı
BELEDİYE MARŞI 150.YILA HAZIR!...
İ. Melih Yurduseven
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN YILDÖNÜMÜ?
Enver Şengül
TESCİLLİ 613 ESERE SAHİBİZ
Mehmet DENİZ
CEZAYİR’ de GEÇEN ÇALIŞMALARI BORÇLANABİLİRSİNİZ
Kerim YURK
ENEZ’DE TURİZM DEĞİL, DERTLER KONUŞULDU
Özge Özkan
İYİ BİR OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ
Gözde Kabasakal
HAYAT BİZE GÜZEL…
Muammer Oytan
CUMA YAZILARI-7
Cuma Sohbetleri
İslam’da Kadın  
ÇOK OKUNANLAR

Meydan doldu, taştı

Giriş yasağı konuldu

Gidiş mi? Geliş mi?

Yalnız bırakmadılar

Kapı kapı geziyorlar

Edirne’ye geliyor

Takla attı

Hayal gerçek oluyor

Nasıl yaralandılar?

Bakandan Edirne imzası

Darp mı edildi?

Kalp krizi geçirdi

Kilidi kırıp girdiler

  MİNİK ŞIKLIK ŞORTLAR

Hazırlıklar Bakan Soylu için

YAZARLAR

SAĞLIK

YAŞAM

EKONOMİ

POLİTİKA

FOTO GALERİ

ANKET
SPOR

GÖRDÜKLERİMİZ DUYDUKLARIMIZ

KÜLTÜR & SANAT

EĞİTİM

VİDEO GALERİ

E - GAZETE
EDİRNE

TEKİRDAĞ

KIRKLARELİ

ÇANAKKALE

TÜRKİYE
KIRKPINAR
DERGİSİ
EDİRNE'Yİ
SEYRET
Reklam

Künye

İletişim

RSS


sanalbasin.com üyesidir